Kayıtlar

Nisan, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

LAWYERUP ile futbol oynamak

Resim
Bir şekilde her yaptığı sineye çekilen, geçiştirilen, görmezden gelinen ve el üstünde tutulan bir futbolcu. Sahanın ortasında adam tehdit etse, televizyona bağlanıp suçlayacağı birileri var; tribünlere kolunu gösterse bile mutlaka haklıdır. Ve bu adamı yaptıklarından dolayı eleştirmek de bu adama düşmanlık, objektif olmamak olarak değer buluyor. İsrail politikalarını eleştirmenin Yahudi karşıtlığı olarak değerlendirilmesi gibi anasını satayım. Milli maçta kendi tribünlerine el kol hareketleri (buradan kendisini o dönemde koruyup kollayan Fatih Terim'e de bişeyler yollayalım ama selam değil), bir değil birkaç maçta rakiplerini ölümle tehdit etmeler, hakemle itişip kakışmalarla tanıştırdı bizi Emre Belözoğlu. Bunların bir kısmı bir ara oldu, bir kısmı da hâlâ oluyor ama kaçında bu adam caydırıcı bir ceza aldı? Kaçında 'büyük takım topçusu' olarak değerlendirilmeden ceza aldı? Neredeyse hiçbirinde. Büyük topçu ayrıcalığı sunulan adamlar içerisinde bunu en çok suistimal eden ki...

Zom bili bili bili zom

Resim
Zorlama karakterlerin, gerçekleşmeyecek psikolojik durumları üzerine kurulu ve bu konudaki dayanağı da "ama herkes büyük bir travma yaşıyor" olan bir dizi oldu iyice "The Walking Dead". Andrea, "Ağız tadıyla intihar ettirmedin amk, silahımı niye vermiyon?" diyerek Dale'e çıkışıyor ve Dale de aslında Andrea'nın hayatını kurtardığı için takdir görmek istiyor kendisinden. Yani, Andrea ölmek için her türlü koşulun elverişli olduğu bir dünyada sadece tabancayla ölebileceğini düşünüyor. Dale'in de her b.ku tamam, hiçbir eksiği yok; takdir görmek kalmış. T-Dog denen it, "Bizi dışlıyorlar çünkü sen yaşlısın, ben de zenciyim," diyor Dale'e; amk gerizekalısının kolunda yine kolu büyüklüğünde yara var, ateşi çıkmış 48'e, hâlâ ayrımcılık geyiğinde. Sırf mevzu çıksın, konu olsun diye oğlunu g.tünün dibinden ayırmayan Lori; gece yaklaşırken, ormanda iki kişilik bir ekiple kayıp bir çocuğu arayacak silahlı adamların yanına oğlunu "Ac...

blog yazarlığı (itüsözlük, 02.08.2010 13:34)

Resim
boş vakti değerlendirmenin bir yolu. sabahtan akşama kadar pc karşısında g.tü yamyassı edene kadar oturup ahkam kesecek bi konu aramak, bulunca da çocuklar gibi şen olup parmakları zonklatana kadar yazmak işi. o kadar vakit geçirtecek mevzu varken tercih edilmesinin nedeni kitap okumak veya ders çalışmaktan daha eğlenceli olması; televizyon izleyip oyun oynamaktan daha bir huzur ihtiva etmesidir. olay yazmak ise, işe yaramaz bir eylem değildir diye self-kandırık yapılır ve saçma sapan yerli yersiz her şey hakkında döktürülür. sonra arada bir girilir, kendi yazılarımız okunur. başka kimse de okumaz zaten. blog yazarı blog okumaz zaten.   (bkz: aa bu benim lan)       kumuyebo