Kayıtlar

Mayıs, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Liman

Resim
Batı liman ından yanaşıyordu gemi. İnmek için yanaşmasını bekleyen iki - üç kişi zincirlere tutunuyordu düşmemek için. Bu arada gemi ne kadar yavaş davranıyorsa yanaşmak için, aynı gemi gibi yavaşça yaklaşıyordu tıknaz, siyah giyimli bir adam iskele babasına doğru. Elini uzattı gemideki meslektaşına, diğeri de halatı ona doğru fırlattı. Martılar yağmurda gemilere uyguladığı taciz uçuşlarını bırakmış sığınacak bir yer ararken, ellerindeki halatlarla iskele babalarını boğmaya çalışan o iki adam gibi, inmek için bekleyen bir avuç insan gibi, yağmurun sesi yüzünden öyleymiş gibi görünen gemi gibi sessizdiler. Sus cezasına çarptırılmıştı her şey. Sadece denizin, gemi ve iskeleyle arasında sıkışan suları gürültü yapabiliyordu o an ve yağmur; sinirlerin boşanmış, bacakları gevşemiş biçimde iki gözü iki çeşme yağan yağmur. Buna rağmen, hiç de hareketli bir gününde değildi deniz. Yağmur yağıyordu ama yüzmetrelerce yukarda nereden bırakılıyorlarsa aynı yere düşüyorlardı damlalar. Rüzgar yoktu. G...

Mesafe

Resim
100 metre yükseklikteki bir binanın çatısındaysanız, ölümle aranızda 100 metre var demektir. Sarı çizginin üzerine bastığında kendini ölüme meydan okuyormuş gibi hissettiğin o metro durağında da 2 metre ya var ya yok. Şakağa dayanmış bir silahsa söz konusu, bir namlunun uzunluğu kadar ölümle arandaki mesafe. Televizyonun karşısında otururken ; koltuktan masanın üzerindeki çakmağa 2 metre desen, oradan da mutfaktaki ocağa 10-12 metre. Toplamda 12-14 metre uzaklıkta oldukça gürültülü, şenlikli bir ölüm var. Tekleyen bir kalbe sahipseniz, aranızda bir mesafe yok; sizin kapsama alanınızda zaten. Kıç cebindeki kelebekle aranızda 0.3 cm falan var; giysilerin kalınlığına bağlı olarak. Veya sabah işe giderken diyelim ki Bostancı'da karşılayacak sizi ölüm. Nereden baksan 1.5 saat sürer, taş çatlasa 20-25 kilometre. Tüm bu mesafeleri bir yana bıraktığınızda, sizin bittiğiniz yerde yaşam başlıyor. Yaşamın kıymeti de ancak hastayken bilinir bak; o da ayrı bir tartışmanın konusu. Tartışmıyor mu...

Biri Beni Bıçaklasın

Resim
Mayıs ayına girince bi halt olacak zannetmiştim ama havalar yaklaşık bir 6 aydır aynı. Bu aq yanardağı patladı ya, onun yüzünden 2 sene havalar hep böyle Çin işkencesi gibi olacakmış. Sabah serin, akşam serin, öğlen serin, gece soğuk; güneş yok! Arkadaş bu yanardağ niçin bizim g.tümüzde patladı ki şimdi? Taaa anasının örekesinde patlamış, bizim niye asabımızı bozmaya çalışıyor lan bu? Savaş açalım lan İzlanda'ya. Olmadı satın alalım. Kanal İstanbul'a harcanacak paranın 5te 1ine alırız şerefsizim. "Lan ta elinin köründeki İzlanda'yı alıp ne yapacaz?" demeyin, bulunur elbet yapacak bir şey. Kanal İstanbul'la ne yapılacaksa, İzlanda'yla daniskası yapılır. Hava öyle o.ospu çocuğu ki; yarım saat boyunca karanlık, sonra 1 dakika için her taraf ışıl ışıl oluyor. O bir dakika bitince hadi bakalım tekrar karanlık... Bitemedi şu kavanozda yaşama hissi. Sanki böyle kooooskocaman bir kavanozun içindeyiz, arasıra 1 dakikalığına kapağını açıyorlar "Azıcık hava als...

1 Düğün 5 Cenaze

Resim
Tam bir hafta oldu. N e haftaymış ya. Ne düğünmüş ya. Allah'ım o ne ihtişam, o ne göz kamaştırıcı bir düğün Yarabbi! Gelin de zayıflamış, kilo vermiş stresten ama yılan gibi de olmuş hani. Kardeşi desen, ilik ilik! Avam aile, düğün için masraftan kaçınmamış. Düğün için 625000 lira harcamışlar. Ama tabi yatırımı iyi yapmışlar, 12 milyon lira toplanmış düğünde. O kadar kalantor misafiri boşuna çağırmadılar tabi; Prensin dayısından bir şato, amcasından bir ada; paraları üzerlerine mi taktılar yoksa torbaya mı doldurdular acaba, ben izlemedim. Dünya üzerindeki 2 milyar insandan biri değildim düğünü canlı izleyen. Bu düğünün heyecanını, coşkusunu 1 ay daha yaşayacak yaklaşık 1 milyar insanla da işim yok maalesef. Prensin prensesle kalacağı kirası 900 sterlinlik evin resmini internette gezinirken öyle bir gördüm, üzerinde hiç durmadım. Annem kanal kanal dolaşıp her kanalda ayrı ayrı izlemiş aynı görüntülerini evin. Duydunuz mu bilmiyorum; bu İngiliz kraliyet düğününün orgazmı hala sürer...