Kayıtlar

Ağustos, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

var olmayan cinsel tecrübeyle hava atmak (itüsözlük, 28.07.2010 10:43)

Resim
  eziklik örneği. karşıdakini aşağılama, küçümseme amacı güderken kendi kendini rezil rüsva etme durumu. aşağılık kompleksinden kaynaklanan psikolojik rahatsızlık. yapanlar çoğunlukla erkek olur ve hiç çekilmezler. eğer yapan kızsa, kabus gibidir; dinlerken şekilden şekle girilir ve bir kızın bunu niye yaptığına bir anlam vermek için beyin overclocka zorlanır.   playstationunun başından 25 yaşında kalkabilmiş ve hayata geç kaldığının farkına varıp endişesini etrafa hissettirmemeye çalıştıkça s.çım s.çım s.çan tiplemedir erkek olanı. anlattıklarına göre kadınlar sokak sokak kovalıyordur kendisiyle sevişebilmek için, sizin varoluşuna ihtimal bile tanımayacağınız derece "aç" ve "yılan gibi" kadınlar bu arkadaşı artık cinsellikten soğuma noktasına getirivermiştir bir anda sizin haberiniz bile olmadan. iş görüşmesine gider, ik müdürü sizin hayatınızda göremeyeceğiniz kadar güzel bir kadındır, arkadaşımız hiç oralı bile olmaz lakin kadın hormonlarının etkisi altında...

2010: A Ramazan Odyssey

Resim
Meğer yaz günü oruç buy muş. Nasıl bir uyku bastırdı anlatamam. Ayağa kalksam, duracak halim yok. Otursam, kesin uyurum. Canım fena halde sigara istiyor. Çok susadım. Bir tek karnım aç değil işte. Sokaklarda insan yok. Birkaç kişi geçiyor işte zombivari hareketlerle. Acaip sessiz. Bilgisayarın fanlarının sesi beynimin içinden geçiyor. Kafam öyle ağır ki şu an kontrol edemiyorum, boynumun üstünde salınıyor sağa sola. Akşam acaba yine Çağrı'yı verecekler mi? Anthony Quinn'i görebilecek miyiz yine her Ramazandaki gibi? Sofranın başında ezan okunsun diye beklerken dalgınlığa gelip ağzımıza bir parça peynir atacak mıyız, hep beraber gülecek miyiz ardından? Ezan okunur okunmaz tangır tungur çatal - kaşık sesleriyle dolacak mı ev? Haberlerden veya dedikodulardan ziyade "Tuzu versene? Su ister misin? Arkasına ne var?" gibi olacak mı masadaki muhabbetler? İlk önce pideler mi tükenecek? Şişkin göbeklerle sofradan nasıl kalkıp da ellerimizi yıkayacağımız konusunda sorun yaşamaya...

Ramazan Duası

Resim
Beynim kulaklarımdan akıyor, bu sıcaklar ağzıma s.çtı. Allah'ım bizi mi deniyorsun? Deneme. Ne olur deneme. Zaten çekilir yanı yok buraların, bir bunalım bir depresyon sarmış herkesin içini dışını; yapma. Zamanı gelince iyice yanacağız zaten. Sıcak tezahürü olarak yaşadığım en yoğun şey dayanılmaz bir sinir hali şu aralar. Hani diyorum biri bir laf etse de anasına avradına sövsem, taşlarla sopalarla dalsak birbirimize gibi. Normalde hiç yapamayacağım, yapmayacağım birşey ama canı istiyor insanın. Ahlaksız, terbiyesiz olmak istiyorum bir süreliğine, en azından bu sıcaklar bitene kadar ama bir de Ramazan geldi. Hey Allah'ım ya... Duadır bu kısım: Allah'ım sen zıvanadan çıkmadan şu yaz mevsimini bitirmek nasip eyle. Sabır ver, dirayet ver, akıl ver eksiği olanlara. Günahlarımızı, taşkınlıklarımızı sıcağa ver; sevaplarımızın küsuratlarını yukarı tamamla. Hata edenlerimize özür dilemeyi, özür dilenmeyenlerimize umursamazlığı öğret. Aşırı gururun zararlarından bizi koru. Ağızdan...

Solomon Kane

Resim
  2009 yapımı bir Michael J. Bassett filmi  Solomon Kane . Fantastik bir film, hangi dönemde geçtiği hakkında bir fikir vermeye çalışıyormuş gibi yapsa da yok öyle birşey. Diğer düşük bütçeli çizgi roman uyarlamalarındaki gibi araya sıkıştırılmış zevzek karakterler, baş kahramanın izleyen tüm yaş gruplarına kendini sevdirmek için yaptığı abuk sabukluklar bu filmde yok. Yani karakterler "Ehe ehe, senaryo da yönetmen de beş para etmez ama biz de oynuyoruz işte, ekmek parası n'apalım?" demiyor diğer örneklerin aksine. Ha film iyi mi oluyor böylece; kesinlikle hayır. Filmin başrolünde oynayan, hep benzer rollerde takılan James Purefoy. Yakışıyor adama böyle tiplemeler de, yapıştı kaldı adamın üzerine. Yaşı da geçiyor; bir romantik komedide falan oynatsalar da, erken emekli olmak zorunda kalmasa. Neyse, böyle bir film için lafı uzatmanın alemi yok. Düşük bütçeli, sessiz sedasız vizyona giren, görsel efektlerde masraftan kaçınılmış ve tüm bunlara rağmen kendini ciddiye alan fil...

İçe Dönük Bir Arayış: Kıl Dönmesi - Part III

Resim
MULTİDEPRESAN Yalnızlıktan bahsedince aklınıza gelen, insana kendisini değersiz hissettiren o hiçkimse tarafından aranmama - istenmeme - hazzedilmeme durumu ise, bendeki o değil; ilk önce o yanlış anlaşılmayı düzeltelim arkadaşlar. " Geçer be hacı " ya da " Takıldığın şeye bak şekerim " çözüm sunan söylemler değil. Ben sizin gibi insanlara bile bu tür cümleler kurmuyorum. Çözümü de sizde aramıyorum zaten, akıl verdiğim insanlardan akıl alacak değilim, kaldı ki akıl falan da aramıyorum. Benden aldıklarınız sadece benim yaşadıklarımdan aldığım dersler ve etrafı biraz dikkatlice izledikten sonra herkesin varabileceği yargılar. Almaya devam edin, çünkü siz ne benim aldığım dersleri alabilirsiniz, ne de beyin fonksiyonlarınız etrafınızdakileri izleyip yorumlamaya yeter. Yaşımın sizi nkine denk, hatta çoğunuzdan küçük olması biraz zihninizi karıştırmış anlaşılan. Yirmili yaşların ortalarında olmak demek, pek çok insanın otuzundan sonra yapmak isteyeceği şeyleri yapmak ist...