Kayıtlar

Mart, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Jûsan-nin No Şikaku (13 Suikastçi)

Resim
Eskilerden gelmiş gibi, Akira Kurosawa’nın Yedi Samuray ’ı çekmek için hazırladığı bir taslak gibi, masal gibi bir film. Böyle taa eskileri anlatan her Japon filmindeki gibi filmin dörtte üçünde sizi sonda kalan o dörtte birlik kısımdaki şölene hazırlıyor ve beklentiyi yükseltmesine rağmen hevesi kursakta bırakmıyor.Japon kültürünü yine Japon ruh ve sinir hastalıkları tarzıyla işlemeyi seven ve bu konuda oldukça mahir olan Takeshi Miike dayımıza ait bu film, beni kana ve aksiyona doyurdu. Filmi Yedi Samuray ’la karşılaştırıyor herkes sözlüklerde, forumlarda falan ama öyle bir derdi yok filmin. Tamam, konu çok benziyor ama bu film hem bir tekrar çevrim, hem de gerçek bir olaydan yola çıkıyor(muş). Karakterler ayrı bir konu ama Yedi Samuray ’daki o derinlik bu filmde yok. Konu basitçe Efendi Doi’nin “Hacı bu Lord Naritsugu diye bir herif var, herif ileri düzey manyak. Yakında başa o geçecek, geçtiği gibi bütün memleketin .mına koyar bu it. Bunun ölmesi lazım” biçiminde emrivakide bulundu...

İsyean

Resim
Her gün be nzer saatlerde ezan okunuyor ve ben dinliyorum. Saate bakıyorum gün boyunca sanki yapacak bir işim varm ış, bir şeyi bekliyormuşum gibi zamanın bir an önce geçmesini bekliyorum ve geçmiyor başta. Sonra istediğim olup da "Vay amk, saat kaç olmuş lan" diyebildiğimde ulaşmış olduğum tek hedef o belirlediğim saate kadar direnmiş, beklemiş, sabretmiş olmak. Bir olay yok yani. Sonrasında başka bir telaş: Ne yapsam? Ne yapılması gerektiğiyle, nasıl kendimi iyi hissedeceğim d üşünüyle saatler geçtikten sonra farkına varıyorum ki aslında hep eğlenirken hızlı akmıyor zaman; ne zaman gerekliyse, o zaman hızlı akıyor. Zamana hiç ihtiyacın yokken de geçmek bilmiyor. İnsanın zamana ihtiyacı o lmaz mı? Lan bir bakın geride kal an zamana; ne kadarına ihtiyacınız vardı ki? Her yıl bu aylarda havalar güzelleşip güneş açıyor ve ben bakıyorum öyle boş boş. B ana mı güzel a.ına koduğumun havası? Ben hiç sevmem ki böyle havayı. Güneş var, soğuk. Gölgede fırtınalar kopuyor. Güneşi...

Huzur Bulmak

Resim
Huzurun da sizi bulmasıyla gerçekleşebilecek bir durumdur. Sizin için huzurun anlamının ne olduğunu öyle uzuuun uzun düşünerek bulamıyorsunuz çünkü huzur isteği belli bir yaşamışlık, belli bir olgunluk süreci gerektiriyor ve bu nedenle size huzuru neyin vereceğini değil, neyin size huzur veremeyeceğini öğreniyorsunuz bu yaşanmışlıklar boyunca. Kendinize yetecek kadar sıkıntı ve dert biriktirdikten sonra ancak huzurun sizi bulabileceği bir kıvama gelmiş oluyorsunuz. Bu andan itibaren de huzur, sizin içinizde bir yansıma oluşturmaya başlıyor. Zamanla o yansıma sizin aklınızda biriktirdiklerinizle reaksiyona girip ayakları yere basan, ne olduğunu bildiğiniz, olgun bir hayal haline geliyor. Size huzur vereceğini düşündüğünüz şey boğaza nazır bir yalıda oturmaksa, bir kıyı kasabasında bir ev ilanı geçiyor elinize; orası size huzur verecek olan yalınız olmuş oluyor. Herkes tarafından sevilen, aranan biri olmaksa eğer huzur; günün birinde herkes olmasa da ne kadar çok insan tarafından sevildi...