Öfkeli Kalabalık
Birkaç kişinin naraları sokaklarda yankılanır, ardından bir bakmışsın onlar, yüzler, binler olmuşlar; içinde insanıyla otelleri yakmışlar, kahvehane taramışlar, öğrenci evlerini basıp gencecik çocukları boğmuşlar… Bir anda oluverirdi bunların hepsi. Değil o mahallenin adamı, sanki bu dünyadan bile değilmiş de yokluğun içerisinden bir anda var olup çıkmış olan o hilkat garibeleri öfkeli kalabalığın bam teline basmış, hiç akıllarından bile geçmeyen o pis suçu o masum insanlara işletmişlerdi kaç defa. Asıl mağdur provoke edilen, elinde cinayet silahı ve kıyafetlerini baştan aşağı kırmızıya boyayan kanla yere serdikleri cesetlerin başında kalakalan o günahsız kalabalık, ah o masum kalabalık… Eşsiz misafirperverliği, yüce ahlakı, sonsuz irfanıyla Anadolu insanı, o sırf mağdur görünmek için oluk oluk kan akıtan ölü bedenlerin oyununa geldi defalarca. Bu insanlar saf, temiz duyguları ve gayet makul kırmızıçizgileriyle asla yanılmazlardı. Elbet aldatılabilirlerdi; hain bir demeç, varlığı ...