Kayıtlar

Mart, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gök İtimi Var

Resim
Yüzyıllardır yanlış bilinen bir durumu ortaya çıkarmak üzereyim. On beş dadikadır düşünüyorum da; koskoca insanoğlu, homo erektusundan tut sapiyensine kadar ne kadar malmış kardeşim! Şimdi sıkı dur, açıklıyorum: Yer çekimi yok arkadaşım. Gök itimi var. Koskoca bilim alemi ayık kafayla yüzyıllardır bu gerçeği açıklamadı ama; bikaç biradan sonra insan bu safsataya kanmıyor, kanmak istemiyor. Newton'ın kafasına düşen elma Newton için yer çekiminin kanıtıydı. Ona göre, elmanın düşmesi için yerin onu çekmesi gerekiyordu. Ama bu işler öyle ağacın altında bey eşşeği gibi yatarken "Dur lan dur, ben bişey buldum galiba" diye ortalığı ayağa kaldıracak şeyler değil. E adam İngiliz olunca, kimse sesini çıkarmıyor, o da ayrı bi konu. Şimdi elimizle elmayı aşağı doğru çekeriz, "pıt" diye gelir değil mi? Yalnız, bir saniye! elmayı yer aşağı doğru çekiyorsa, kolumuzu kaldırmamıza nasıl izin veriyor? Ya, ya... Gök itimi, ilahi bir sözleşme gibidir, bir pakttı...

Neden? - III - Ben de Yaparım O Zaman

Resim
Bazen canım acaip şekilde kavga etmek istiyor. Birini bir dövsem diyorum; ağzını burnunu parçalasam, dağıtsam onu, çatır çatır kırsam beyninin tasını. Aman dilese, eğilse önümde yalvarsa; azıcık daha yavaş vurayım, numunelik bikaç sağlam kemik bırakayım diye.Bazı zamanlarda da aklıma çok güzel bir hakaret, yaratıcılığın sınırlarını zorlayan bir küfür geliyor. Biri olsa da, arkadaşlarının içindeyken söylesem, rencide etsem diyorum. Yerin dibine soksam. Dolu gözlerle baksa bana, ezilse varlığım karşısında. Birden böğüre böğüre ağlayarak kaçsa, atsa kendini biryerlerden intihar etse. Evet sevgili kardeşlerim, Freud denen müptezel p...venge zerre kadar saygı duymayan yoldaşlarım; madem bu sapık bile abuk sabuk fikirlerini beyan ederek psikolog olmuş, profesör olmuş falan; ben de bir bilim adamı olmak istiyorum. Düşündüm, taşındım; bence sen haksızsın Freud. Sana laflar hazırladım: Bilinç altında cinsellik diye birşey yok. Şiddet var. Anlatış biçimimden dalga geçtiğim anlaşılmasın ama bir d...

Neden? - II -Adını Bile Anmıyorum Bak!

Resim
Ne kadar kolay değil mi, a sevgili dostlar; insanın tüm güdüleri cinsellik üzerineymiş. Annemize, babamıza falan sulanırmışız da, sosyalleşme ihtiyacımız bizi sınırlarmış falan filan. Tüm ruhsal buhranlarımız, duygularımızı bastırmamızdan kaynaklanırmış... P.zevengin evladı seni... Şimdi; hayatta tiksindiğim bir insan türü varsa; bencil ve her zaman her yerde keyif çatmak, geçici zevkler yaşamak için varlığını devam ettiren insan türüdür. Şöyle ki, bu insan türü insanlığının ne olduğunu anlayamamıştır bence ve sosyal görünüp kendi içinde asosyal olmaya, insanların tamamını kendine düşman addedmeye, sosyalleşemediği için kendi mantıksız hayal dünyasının öngörüleriyle yalnız bireyin güçlü birey olduğu bir fantastik evrende yaşamaya alışmıştır. Tüm yararlı görülen alışkanlıkları; aslında o tamamen geçici, her denemeden sonra tatmin edilmesi daha da zorlaşan zararlı zevklerini şımartmak için adet edinilmiş birer araçtır. Kendilerine göre sıradışı, üstün ve mantıklı duruşlarını korumak adın...

Neden? - I - Freud Annemi Rahat Bırak!

Resim
Birşey takıldı aklıma; şimdi efendim, arkadaşlarla oturuyoruz kapının önünde. Böyle, birşeyler falan anlatıyoruz birbirimize, derken diğerlerinin gözleri hareket etmekte olan birşeye takılıyor: kız. "Hop ulan" diyorum, "Lan bişey anlatıyoruz, hayvan mısınız oğlum" diyorum, oralı olan yok. Ya da en harlı muhabbetler "Hacı, geceliği 200 dolarmış, şu muhitteymiş vs vs" şeklinde geçiyor. "Lan oğlum n'oluyo ya?" diyorum, haydi ondan sonra yok sen top musun, gay mısın i.ne misin falan uzayıp gidiyor; eş anlamlı sözcüklerine kurban olduğumun Türkçesi... Bu işte bir yanlışlık var birader. Öyle bir yanlışlık ki, hiç girmek istemeyeceğim kadar uzun bir anlatım gerektirecek galiba ama bir deneyelim bakalım. Bu Freud denen şerefsizin Allah belasını versin. Herşeyi cinselliğe bağlamış sapık, herkesi kendisi gibi addetmiş utanmadan bir de; anayı karıştırmış işin içine öküzün oğlu! Bu adam 200-300 yıl önce yaşasaydı kimse takmazdı dediklerini, hatta taşla...

Kafam Güzel, Hem Alkolik Oldum Hem Melankolik

Resim
Sanki bu hayat sadece benimmiş gibi geliyor. Sanki herkes köşeyi döndükten sonra koşa koşa sokağın diğer tarafına gidip farklı bi kostümle bir daha yanımdan geçecekmiş gibi. Benim için ayarlanmış bir hayat. Ölmeyeceğim mesela ben. Başıma hep olmasına ihtimal verilmeyen şeyler gelecek. Sabır göstermeyi kolaylaştırıyor böyle düşünmek. Belki de gerçekten öyle. Bana özel bir hayat. Matrix gibi - değil gibi. Ya da Truman Show. Çok mu film izliyorum? Ya da belki yaşadık hepimiz, öldük. Belki de kıyamet çoktan koptu, cesetlerimiz diğer dünyaya gitti ve bir rüya olarak ömrümüzü izliyoruz şu anda. Hem bu dejavuları da açıklar. Hani rüyayı 3-4 saniyede görüyoruz da, ancak 1-2 saatte idrak ediyoruz ya, işte ara belleğe alırken beynimiz framelerin sıra sını karıştırıyor, rüya saçma bi hale geliyor. İşte biz de öbür dünyadayız şu anda, yaşadığımız hayatı izledik, şimdi idrak ediyoruz. Aslında böyle düşünmek rahatsız ediyor beni, şevkini kırıyor insanın. Hiçbirşey yapasım gelmiyor. İşte, idrak durum...

A Bisturi Of Violence

Resim
Nefret ne güzel, kin ne güzel şey. Ruhumu kurtardığını düşünüyorum bazen, mental olarak rahatlatıyor. Özellikle gücü elinizde bulundurmadığınız durumlarda cankurtaran gibi, tehlike anında camı kırınız tadında. O uyuz olduğun, hayatı sana zehir eden p.zevengin kafasıyla kırar gibi o camı, sonra o imdat çekicini de kafasında kırar gibi. Hiçbir şey, ama hiçbir şey kendinizi bu kadar kaybettiremez. Aslında kaybettirebilir, o da aşk diyeceğim ama pek bi yumoş olur şu durumda. Konu bu değil. Kin; fiziksel dışavurumlara da sahip olan tüm duygulardan daha oturaklı, daha verimli, daha "insan". Dehşetli bir orgazmdan veya şölensel bir yemekten on üzeri onlarca kat daha yücedir. Fiziksel hazlar aramaya gıcık olurum zaten; geçicidir, zararlıdır ve hiç bir faydası yoktur. En iyi fiziksel haz tasosuna oynanan barbutta düşeş atmaksa, en kötü mental haz milyon dolarlık poker masasında kağıtlara bakmadan rest deyip floş royal tutturmaya eşdeğerdir. İntikam almanın hazzını tanımlayabilmek için...

Ayak Ucuma Koymam Seni!

Resim
  1971 yapımı bir Stanley Kubrick filmi  A Clockwork Orange , hem de "Nasıl olur da bu herif böyle bir film çeker arkadaş?" dedirtecek türden bir Stanley Kubrick filmi... "Oğlum çok acaip lan" dediler, ondan izledim. Biri eğer bana bişeyin acaip olduğunu söylüyorsa, o şey kendini bana beğendirme macerasına 1-0 yenik başlar zaten. Karşıdakinin şoka uğramasına neden olan, eğlendirip şaşırtan şeyleri küçümseyip de ne kadar banal şeyler olduklarını bir iki sağlam temele dayandırarak anlattım mı, keyfime diyecek olmaz. O dakikadan sonra karşımdaki kişi zevklerinin ne kadar avam, hayalgücünün ne kadar dar olduğunu düşünmeye başlayacak; benim beğenime olan saygısını gözünde kat kat yükselterek kendi tercihlerini benimkilerle ilişkilendirmenin yollarını arayacaktır. Bu her zaman kolay olmaz tabii ki. Gerçekten eleştirilip yerden yere vurulacak en az bir yanının olması gerekir bu "şey"in. Sen, sevgili portakal, bünyende kendini yerden yere vurduracak bu kadar şey t...