Zom bili bili bili zom

Zorlama karakterlerin, gerçekleşmeyecek psikolojik durumları üzerine kurulu ve bu konudaki dayanağı da "ama herkes büyük bir travma yaşıyor" olan bir dizi oldu iyice "The Walking Dead".

Andrea, "Ağız tadıyla intihar ettirmedin amk, silahımı niye vermiyon?" diyerek Dale'e çıkışıyor ve Dale de aslında Andrea'nın hayatını kurtardığı için takdir görmek istiyor kendisinden. Yani, Andrea ölmek için her türlü koşulun elverişli olduğu bir dünyada sadece tabancayla ölebileceğini düşünüyor. Dale'in de her b.ku tamam, hiçbir eksiği yok; takdir görmek kalmış. T-Dog denen it, "Bizi dışlıyorlar çünkü sen yaşlısın, ben de zenciyim," diyor Dale'e; amk gerizekalısının kolunda yine kolu büyüklüğünde yara var, ateşi çıkmış 48'e, hâlâ ayrımcılık geyiğinde. Sırf mevzu çıksın, konu olsun diye oğlunu g.tünün dibinden ayırmayan Lori; gece yaklaşırken, ormanda iki kişilik bir ekiple kayıp bir çocuğu arayacak silahlı adamların yanına oğlunu "Accıh göynü oluversin" diye yolluyor. Nasrettin Hoca da durur mu, yapıştırıyor cevabı: çocuğu vuruyorlar. Al arabadan soğanı.

Peki, ben o çocuğun vurulacağını, çocuk o adamlarla birlikte ormana girdiği andan itibaren biliyordum desem? Tek akıllı ben değilim, hatta akılsız yok. Kaldı ki iki çocuğun başına gelenlerin meydana getirdiği travma, Shane ile Lori'nin s.kişmesinin yarattığı gerginliğin önüne anca geçebildi. Yani, zombi dizisinin lokomotifi bir aldatmaydı; o derece. Şimdi de can yoldaşının karısına defalarca hallenen Shane, insanları korkutan, kıran hödük Shane; "Bir adamı öldürdüm," diye Taxi Driver ayaklarına bürünüp pişmanlık artisliği yaşıyor: saçlarını kazımalar, boş boş aynaya bakmalar falan. Komple bu durum göz önünde bulundurulduğunda adama "Haessiktir lan" derler.

Artı bir not: Her şeye rağmen oyunculuk gayet iyi.

Yukarıdakiler, 2. sezonun 3. bölümüne kadarki özeti. Gereksiz sahneleri ileri alarak izliyorum ve ilk 3 bölümü izlemem 20 dakikamı aldı. O derece. Bir de bu açıdan bakmak lazım.


(ekşisözlük)