26 Ağustos 2015 Çarşamba

Birlikte Bölünmek


Referan'doom' - III: EVET 

2010 yılında referandum yapıldığında "Ee? Ne oldu şimdi?" denmiş, bir şeyin değişmediği düşünülmüştü. Ne olduğu sonradan ortaya çıkacak diyenler haklı çıktı. Beş yıl sonra belli oldu ortaya neyin çıktığı: Şiddet. Gak dediğinde et, guk dediğinde süt verdiğimiz tepemizde oturan Anka kuşu'na her istediğini yapabileceğine dair bir izin ve güven verdik 2010 yılında. Osmanlı'yı küllerinden tekrar doğuracak diye bekleyenler ise artık amacın tüm bölgeyi küle çevirmek pahasına tahtını korumak olduğunu gördüler mi, görürler mi bilemiyorum (hiç sanmıyorum) ama artık çok geç; bu ülke bölündü ve ister kabul edin ister etmeyin, 5 yıl önceki referandumda "evet" ve hatta "yetmez ama evet" diyerek bu bölünmeye yardım ve yataklık ettik.



Selahattin Demirtaş seçimden sonra ilk iş "Emanet oylara teşekkürler" dedi. Bu, "Türkiye Partisi" olduğunu göstermek için süper bir fırsattı, kullanmalıydı. Aynı dönemde Altan Tan da "O kadar da emanet oy almadık" diyordu ve hatta derken de kırıp döküyordu. Gururuna dokunuyordu emanet oy vurgusu, böyle bir söylemde bulunmak veya zorunda kalmak öfkesini kabarttı. Hangisi doğruydu; acaba Selahattin Demirtaş mı tüm Türkiye'ye oynuyordu "Bizi sizler var ettiniz" diyerek, yoksa Altan Tan mı tabana oynuyordu "Yok canım ne emaneti, bizim tabanımız bize yeter" diyerek?


Sakın ikisi de olmasın? Siyaset böyle bir şey.

HDP'yi ülkenin batısındaki sol kırıntılarının kuşların farkedip de yiyemediği artıkları destekledi. Bu neyi değiştirirdi? Oy olarak da algı olarak da hiçbir şeyi ama istanbul'un ortasındaki o "özgürlükçü" 15 kişi sizi desteklediği zaman televizyona, gazeteye çıkarsınız. Sanat çevrelerini, gençleri, öğrencileri yanınıza çekersiniz. "eşcinsel hakları" dediniz mi uuuuu, Avrupalı oldunuz. Tabi onlar da haklı, eşcinsellere, hayvanseverlere ayrıcalık tanıyan bir parti onlara özgürlükçü geliyor; eşcinsellerin de insan olduğu, onların da bu ülke kimliğini taşıdığından mütevellit her vatandaşla aynı hak ve hukuka sahip olduğu temelinde söylemlerde bulunabilecek bir parti yok. Herkes muhafazakar oy peşinde, kimsenin götü yemez geleneksellik dışındaki bir söylemde bulunmayı.


Partinin kazandığı oyun yüzde 1'ini bile getirmeyecek bir kitle bu partiyi "Türkiye Partisi" algısına taşıdı. Yoksa bir eşcinselle AKP-MHP tabanından bir insanı aynı odada 15 dakika tutsanız ne olursa HDP'liyle de o olur. Ya ne olacağıdı yapraam; dünya görüşleri aralarına karbon kağıdı koymuşçasına aynı olan insanlar hepsi, sadece ırkları farklı ve Kürtlere yönelik siyaset bu tabanda yapılıyor.

Türkiye'de kaç tane Kürt olduğunu sanıyorsunuz? 5-10 falan mı? Emanet oya ihtiyaçları mı olduğunu düşünüyorsunuz meclise girebilmek için? Ana haber bültenini sinema kuşağı, terör haberlerini aksiyon filmi zannederek izleyen ülke yıkılsa haberi olmayacak bir avuç cihangir finosuna laf atınca kitle eleştirisi yapılmış mı oluyor? Yarın `kısa adam` çıkıp "`Transseksüel` olmaya karar verdim aynı zamanda doğuştan `vegan` olduğumu ilk kez açıklıyorum hiçbir zaman da `Müslüman` değildim aslında hep `Vişnu`'ya secde etmiştim" dese topyekün akp'ye oy vermezler mi? Verseler ne değişir? O adamlar CHP'nin seçmeni zaten değildi kardeş. Bokundan korkanların parti sahibi olduğu Türk siyasetinde en cesur ve en özgürlükçü, en süper kahraman gördükleri CHP idi belki onlar için, o yüzden CHP'ye oy veriyorlardı HDP'ye kadar.

İşin bir de matematik kısmı var.

2011 genel seçimlerinde AKP 21466446, CHP 11147692, MHP 5576116 ve Saadet Partisi 535532 oy almış. Bağımsız adaylar Türkiye genelinde 2826031 oy toplamışlar. Bu oylar AKP'ne 49.95, CHP'ne 25.94, MHP'ne 12.98 ve SP'ne 1.25 oranlarını vermiş. Bağımsız oylar 6.58 olarak yansırken, meclise girince HDP'ni oluşturan bağımsız vekillerin oranları toplamı 5.55 olarak ortaya çıkmış, basitçe hesaplarsak 2350000 oy almışlar; yani Türkiye'deki tüm bağımsız oyların %83.5'i HDP'ne gitmiş, aday çıkardıkları illerde oldukça başarılı olmuşlar.




2015 genel seçimlerinde AKP 19112383 oy almış ve 2354063 oy kaybetmiş. CHP 11591200 oy alarak 443508 oy kazanmış. MHP 7598240 oy almış yani bir önceki seçimin üzerine 2022124 oy koymuş. HDP'nin artış oranını kesin olarak belirlemek çok mümkün değil. Bu partinin bir önceki seçimdeki başarılı oylarını 2350000 olarak alabiliriz ama şu da bir gerçek ki çok az ilde seçime girdiler, diğer iller
deki sempatizanları zaten sandığa gitmedi çünkü her yerde bağımsız aday yoktu. Yine de önceki seçimi temel alırsak artı olarak neredeyse 4 milyon artı oy almışlar ve 6283821 adet oyla meclise girmişler. SP ise oyunu 427732 adet artırarak milyona yaklaşmış, 963264 oya sahip olmuş. Bağımsız oylar 2015 seçiminde %1.02. geçen seçimden %5.56 geride..

AKP bir önceki seçime göre oylarının %11'ini kaybetmiş. CHP oy adedi bazında %3.98 artış görmüş olmasına rağmen önceki seçime göre genelde %1.12 geriye düşmüş çünkü yeni seçmenden aldığı oy oranı Türkiye genelinde aldığının altında kalmış. MHP %36.26 oy artışıyla müthiş bir geri dönüş yapmış. HDP ise bir önceki seçimdeki oyunu kendisine %5.55'i getiren 2 milyon küsur oy olarak görecek olursak (ki bu şekilde görmek çok adil bir hesaplama yapmaya engeldir) oyunu %167 artırmış oluyor. SP bu seçimin HDP'den sonraki galibi; onlardaki artış %80 civarında (zaten bu yüzden bu istatistiğin içindeler). Aldığı oy adedi ve oranı her ne olursa olsun diğer tüm ama tüm partiler oy kaybetmiş.




Şimdi CHP'nin oy sayısını artırdığı yerde bana CHP'den HDP'ye giden oyları gösterin. Pek çok "Yazıklar olsun Cehepe"ci MHP'linin iddia ettiği "Ulusalcılığına kanıp CHP'ye vermiştim ama MHP'ye geri döndüm" oylarını gösterin. AKP'den kaçan oyları görebiliriz, o kolay. Kaybedilen oy 2354063; SP'nin kazandığının tamamını buraya yaz. Hadi küsuratı düş, kaldı 2 milyon. MHP'ye dönen oyları anca karşılıyor. Peki nerden bu HDP oyları?

İşin hesabı şu:
2015 yılındaki geçerli oy sayısı 2011 yılındakine oranla %8.8 fazla. Adet olarak 3774471. Bunun içindeki yarım milyona yakın Suriyeli seçmen söylentisini ve seçimlerden önce televizyonlarda gazetelerde çıkan "Sahte seçmen" - "Boş bir evde farklı soyadlı 40 seçmen" hadiselerini düşününce durumun vahameti daha iyi anlaşılıyor; hile hurda olmasa AKP oyu daha da düşük olacaktı. Artan 3.5 milyondan fazla oyun %20 kadarı nüfus artışına yorulup (18'ine gelen gençler) partilere dağıtılsa, geriye kalan oy sayısının içinde kalır HDP'nin aldığı bu oy. HDP emanet oy almış mıdır? Ondan üç, bundan beş, ama HDP 2015 seçiminde standart oyundan en fazla %1-1,5 fazlasını almıştır. HDP'nin oyu ikinci bir Kürt partisi kurulmadığı sürece %10un altına düşmez.

"Bu ülke Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Ermenisi, Alevisi, Sünnisi ile bölünmez bir bütündür. Bu birlikteliği bozmaya çalışan haindir" cümleleriyle bizi yıllarca oyalayıp diğer yandan ortalığı karıştıp cebini dolduranlar tarafından yönetildik, yönetiliyoruz. Bu ülke hiçbir zaman "Çalıyor ama yapıyor" düzeninin dışına çıkamadı. Solun argümanı haktı, özgürlüktü, sekülerlikti, adaletti, eşitlikti; sağınki paraydı, milliyetti, dindi. Sağ çalıp çırpmak için, cebini doldurmak için yeri geldiğinde liberaliyle dincisiyle milliyetçisiyle tek bir vücut olmayı bildi, ama sol sağı eleştirmek için ortak bir dil bulma konusunda bile tek ses çıkaramadı bu ülkenin post-TİP tarihi boyunca. Sağın her koldan birleşip zehrini akıttığı bu memlekette yaralı parmağa işeyecek sol kalmadı. Son parçaları ulusalcılara ve başka ırkların faşistlerine arka çıktığı Türk solunun etki alanı da bir hiçe kadar içine çöktü, etrafında soğurup besleneceği hiçbir şeyi olmayan bir karadeliğe dönüştü. Bu süreç ise aynı Türkiye gibi kendi içinde Marksist-Leninisti, dinci gericisi, milliyetçisi, faşisti, seküleri olan Kürtleri tek bir partiye oy vermeye itti. Bir konuda, tek bir başlık altında birleştiler. Buradan "Kürt sorunu yoktur" diyerek bu ülkenin önemli ve büyük bir unsurunun tamamen ayrışmasına sebep olanlara ve "La hepinize lanet olsun" diyerek sağıyla soluyla anarşistiyle faşistiyle geyiyle heterosuyla görüş ayrılıklarını bir kenara bırakıp ırk temelinde hareket eden bir toplumun meclise taşıdığı partiye "İşte şimdi Türkiye partisi oldular :):) kalp kalp :*" gözüyle bakanlara selam ediyor, gözünüzün ferini seveyim diyorum. Bastığınız "Evet"lerinizle koskoca bir coğrafyanın içine edecek cesareti bir deliye verdiniz.

Tebrikler.

Referan'doom' I için tıkla
Referan'doom' II için tıkla

1 yorum:

  1. cok harika bir analiz. bir yazı dizisini 5 yıl sonra tamamlamak şahane bi gazetecilik anlayışıymış :d

    YanıtlaSil