Bir tanesinin sayfaları bomboş. Yani aslında bu bir defter; tertemiz ve kullanılmamış. İstersen paketi bile açılmamış olsun. Ya da sayfaları birinci hamur diyelim, pırıl pırıl. Kalın, deri kapaklı ve dikişli.
İkinci kitapta ise her sayfada rastgele harfler ve karakterler var. Koskoca kitap, yan yana gelmiş büyüklü küçüklü harfler, noktalama işaretleri, mümkün olabilecek tüm karakterlerle dolu. Tüm karakterlerin, mümkün olabilecek tüm kombinasyonlarla dizilmiş olduğu bir kitap. Aslına bakarsan gerçekçi değil, ama böyle bir kitap.
Üçüncü kitapta ise ilk sayfayı açtığında seni elle yazılmış şöyle bir cümle karşılıyor:
"Üçgenin iç açılarının toplamı 180'dir."
Bu üç kitaptan, en değerlisi hangisi?
En kıymetlisi sonuncusu mu acaba? İçinde bir bilgi var, ve o bilgi çok açık. Bu bilgiyi kullanabilir ve bu bilgiyi kullanarak yapılabilecek her şeyi bu kitaptan aldığın bu bilgiyle gerçekleştirebilirsin.
Ama ya ben bu bilgiyi zaten biliyorduysam? Ben zaten bu bilgiyi biliyorsam, bu kitap, benim için bir anda en değersizi olur, değil mi? Ya da bir kitap olarak değil, bir defter olarak ancak benim işime yarayabilir. Üçgenlerin sırlarına vakıf olan biri için veya üçgenlerle asla muhatap olmayacak biri için belki de en değersiz kitap bu kitap olur değil mi? Eğer üçgenler benim için bir anlam ifade etmiyorsa üçgenin iç açıları birer piç gibi ortada kalmaz mı?
O zaman ikinci kitap, değil mi? Dünyada olabilecek tüm karakterlerin olabilecek tüm kombinasyonlarla dizildiği o hipotetik "Her şeyin kitabı". Evrende bu güne kadar yazılmış ve yazılacak ve henüz yazılmamış veya yazılması bile düşünülmemiş her şeyin olduğu o ansiklopedi serisi; Jorge Luis Borges'in meşhur Babil Kütüphanesi. Şüphesiz, en değerlisi bu olmalı, değil mi? Evrendeki her bilgi burada. Yazılmış tüm metinler, henüz yapılmamış bilimsel buluşlar ve henüz yaşamamış evrensel kahramanların hayat öyküleri, henüz oluşmamış bir gezegende evrimleşip yaşayacak zeki yaşam formlarının icat edeceği spor müsabakalarının sonuçları... Her şey burada.Peki, bu anlamlı metinleri keşfedip okumak için kaç anlamsız metni taramam gerekecek? Ne kadar okuma yapmam gerekecek? 100 insan ömrü? 1000 evren ömrü? Daha mı fazla? Hiçbir anlam ifade etmeyen okunamaz metinleri elediğimde kalan okunabilir anlamlı metinler içerisindekilerden hangilerinin evrenin gerçek kurallarıyla veya yaşanmışlıklarıyla örtüşüp hangilerinin aslında var olmayan, olmamış ve olmayacak olaylarla ilgili olduğunu nasıl ayıracağım? Kısacası bu tanrının yarattığı her şeyin bilgisini içeren metinlerin içerisinde tanrının yaratmadıklarını nasıl eleyeceğim? Bunu yapamayacaksam, bu kitabın benim için kullanılabilirliği var mı? Bir bilginin sahihliğini ölçemiyorsam o bilginin kullanılabilir olması mümkün mü?
Bu kitap da gitti o halde.O zaman en güzeli ilk kitap değil mi? Yani defter. Zihnimdekileri dökerek o defteri doldurmak o defteri
değerli kılabilir miyim? Bir noktada bu mümkün; Cervantes'in de, Eco'nun da, Bacon'un da yaptığı buydu aslında, insanlık bunu yüzyıllardır yapıyor. Fakat, bu benim için değerli olur ancak, değil mi? Yani benim bir defterin içini doldurduklarım ancak bir başkasının teveccühü veya ihtiyacı ile anlam kazanır günün sonunda, yanılıyor muyum?
Ya bir kere bu defter eğer benim elim yoksa da bir boka yaramaz değil mi Zekeriya?

