Cumhuriyet'in Yüzüncü Yılı Kutlu Olsun

Kurulduğu andan bu yana özellikle içeriden uğraşlarla yıkılmaya çalışılan Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun.

Maalesef görülüyor ki bir 100 yılı daha yok. Türkiye'yi ve Türk kimliğini yok etmeye çalışanlar son 40 yıldır günden güne güçleniyor ve her yeni gün kendi zirvelerine ulaşıyorlar.

Türk Ordusu’nun kendi içine sızmaya çalışan teröristlerden korunmasına yönelik mekanizmayı yok ederek ilk büyük darbesini vuran bu hainler oluşumu, orduyu kriminalize edip güçsüzleştirerek hem halk nezdindeki güvenilirliğini hem de uluslararası alandaki itibarını yok etti ve bugün, ülkesinin sınırlarını binlerce kilometre öteden yürüye yürüye gelen teröristlere karşı bile koruyamayan bu noktaya getirdi.

Sistematik bir şekilde eğitim sistemimiz travmalara uğratıldı; bugünün üniversite mezunu, 80'lerin ve 90'ların ortaokul mezunlarından bilgi ve yetkinlik olarak geride; genel kültür ve toplumsal değerlerden bahsetmiyorum bile.

Ülkede yolsuzluk, yasadışı oluşumlar, her türlü kaçakçılık kol geziyor; emniyet yok gibi bir şey. Sokakta insanlar birbirini vuruyor, kadınlar öldürülüyor, çocuklar kaçırılıyor; cezaevleri ise gazeteciler ve düşünce suçlularıyla dolu.

Tarih boyunca Türkler hep farklı milletleri yöneten bir toplum iken, belki de tarihte ilk defa Türkler Türk olmayanlar tarafından yönetiliyor. Hal böyle olunca da binyılların intikamı alınıyor Türk kimliği ve Türk halkından. Özellikle son 25 yıldır Türk çalışıyor, diğerleri yatıyor; Türk vergi ödüyor, diğerleri çatır çatır yiyor; Türk ölüyor, diğerleri Türk’ün yurdunda tatil yapıyor.

Bu liste çok uzar gider. Ben artık üzülmeyi bırakmak istiyorum; sonuçta Türküz. Onlarca devlet kurmuşuz. Belki de bu kötü bir kader değildir; belki de bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları paralize edilmiş ve her köşesi bilfiil işgal edilmiş bu güzel ülke, yeni bir başlangıç için toplumsal zihnimizde bir işaret fişeği ateşlemeye çalışıyordur. Her devlet savaşla, her bağımsızlık kanla elde edilmiyor; belki bugün başlayacak bir milli bilinç yoğunluğu, bundan birkaç on yıl sonra Türk’ün diğer tüm yan kimliklerinden sıyrılarak hak ettiği noktaya gelmesini mümkün kılacaktır.

Çocuklarımızı ve kendimizi geçmişin hurafelerinden, birinci kimliği Türklük olmayan yıkıcı topluluklardan, dezenformasyondan uzak tutalım. Bize dikte edilen sahte alternatifleri elimizin tersiyle itelim; bizim kimliğimizi yansıtan siyasi oluşumlar meydana gelmesine ön ayak olalım. En önemlisi; kendimizden başka kimseye güvenmeyip kendimizden başka kimseden medet ummayalım.

Kısacası, artık bir millet olalım.

Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun.