Polonya'nın 2023'ünün Türkiye'ninki ile benzerlik göstermesi aslında sürpriz değil; tehlikeli coğrafyalarda yalnız başına dolanan bizim gibi milletlere musallat olan AB, Birleşik Krallık ve ABD uzunca süredir Polonya'nın da peşindeydi. Peki bizden farkı ne?
Polonya AB'de olduğu için doğal olarak AB menşeli kurumlar, örgütler ve sermaye bizdekinden etkili. Aynı bizdeki gibi Rusya baskısı da bir dönem vardı ama hem Rusların diplomasiden anladıklarının sopa sallamak olması hem de AB ve ABD'nin yoğun baskısı Rusya'yı denklemden uzun süre önce çıkarmıştı. (bkz: 10 Nisan 2010 Rusya uçak kazası)
- Erdoğan gidince gereğini yapacağız
- Kubicki'den Erdoğan'a hakaret
- (bkz: 11 Mart 2017 Hollanda'da yaşanan olaylar)
- (bkz: 27 Ocak 2023 Danimarka'da kutsal kitap yakılması)
- (bkz: Türken Vakfı)
- (bkz: TÜGVA)
- (bkz: Yunus Emre Vakfı)
- AB'nin Türk siyasetine içeriden etki etme şansını kaybettiğini,
- BK'ın tekrar girişimlere başlamış olsa da herhangi bir sonuç almak için yıllar geçmesi gerektiğini,
- Rusya'nın ABD'nin Barack Obama döneminde başlayıp yeni sonlanma eğilimine giren dikkat dağınıklığını çok iyi değerlendirip bir NATO ülkesinin ortasına nükleer silah yerleştirecek kadar başarılı olduğunu, (bkz: Akkuyu nükleer bize yani Rusya'ya ait)
- ABD'nin her zamankinden daha güçlü şekilde Türkiye üzerinde hâkimiyet kurarken bölgede alternatiflerini de yaratacak zaman bulduğunu;
- (bkz: 5 Haziran 2017 Katar krizi)
- (bkz: İsrail Suudi Arabistan normalleşmesi)
- (bkz: Avrupa ve ABD'deki anlamsız YPG sevdası)
- (bkz: ABD'nin Yunanistan'a asker yığması)
- (bkz: 25 Eylül 2022 Adalara silah sevkiyatı)
- (bkz: 7 Ekim 2023 Hamas'ın İsrail'e çıkarma yapması)
- (bkz: Hamas'ın saldırısı 10 tane 11 Eylül'e eşit)
- (bkz: 9 Ekim 2023 Filistin'in canlı yayında bombalanması)
- En çok kayıp yaşayanın Türkiye olduğunu, Necip Fazıl'ın fikir babası olduğu "nazlı sevgili" siyasetinin Adnan Menderes'ten sonra bir kez daha sert duvara çarptığını,
Rahatlıkla söyleyebiliriz. (bkz: Amerika'dan nazlı bir sevgili muamelesi görmek biricik dikkatimiz olmalı. Yoksa bir Amerikan bahriyelisinin iki yana açık bacakları arasında mütalaa ettiği kadından ileri geçemeyiz)
Son derece yüzeysel bir bakış açısıyla Türkiye'nin de içinde bulunduğu kısa bir değerlendirme yapmak istedim. Polonya'da yaşayan ya da konuya daha vakıf arkadaşlar daha ayrıntılı şekilde aydınlatırsa sevinirim.
Halileo Aarhus'tan bildirdi.
Edit: AB sonrası Polonya - ABD ilişkisi havada kalmış. ABD'nin 2000'lerin başında dikkatlerinin Mezopotamya ve Afganistan'a odaklandığı dönemde Polonya'yı göz ardı etmesi son derece normaldi ama bu bölgede işleri gerek askeri gerek siyasi olarak istedikleri gibi yoluna koyduktan sonra aynı süreçte Birleşik Krallık'ın siyasi ve ekonomik olarak fazlaca etkilenmesini iyi kullanarak zaten Polonya'daki nüfuzu ele geçirmişti. Yani mevcut Amerikan etkisi gökten zembille inmedi.
Birleşik Krallık'ın ise 1800'lerde başlayan kayıpları son 30 yılda hızla devam etti; iş bir noktada İngiltere'nin solcu başbakanının boynuna tasma takıp Ortadoğu senin Afganistan benim gezdirmeye kadar vardı (bkz: Tony Blair). Bugün yersiz güç gösterileri yapmalarına (bkz: 24 Şubat 2022 Boris Johnson açıklamaları) ve eski defterleri karıştırmalarına (bkz: Kraliyet ailesinin yayınladığı RTE fotoğrafı) rağmen siyasi alandaki gerileme dönemi devam edecek gibi duruyor.




