9 Aralık 2014 Galatasaray Arsenal Maçı

Dakika 3: Sinan Bolat'ın goldeki refleksi, mimiği, jestiyle (ki bu şutu Sinan'ın çıkarmasını beklemem,
haksızlık olur) bu takımın kalecisi olamayacağını anlattığı maç.

Dakika 11: Sanırım Sinan bu maçı tamamlayamaz/tamamlamamalı. Ömer Çatkıç'ın bir milli maçı vardı. Çok kötü iki hareket yapmış ve kenara "Beni çıkarın, beni çıkarın" deyip 2 dakika sonra ardına bakmadan koşarak çıkıp kaçmıştı. O geldi aklıma. Biraz "uza" abi. Olduğun yerde kalecilik yapılır mı? Yer tutmak desen o da yok zaten ki 2.'yi yedin.

Dakika 20: Kaleye gelen 3. şut. O da Sinan'a değip geçti, direkten döndü. İnanılmaz.

Galatasaray niçin ortasahası bu kadar savunmasız, kanatları neden bu kadar tehlikeli bir şekilde sahaya çıkmış anlaşılabilir değil. İngiliz takımına karşı anında 5'liye çeviremeyeceğin bir orta sahayla, hücuma çıktığında arkasına dolduracak hızlı ikinci bir adam koyamayacağın beklerle maça başlamak intiharımsı bir şey. Sinan'ı saymıyorum. Orta saha o kadar boşluklarla dolu ki, orta yuvarlağı topla geçen rakip daha da hızlanarak toz yutturuyor Semih Kaya'ya.

Dakika 23: Sinan topa dokundu. Eline aldı. Alabildi.

Dakika 25: Tarık'ın her kaptırdığı top Galatasaray'ın kalesinde gol olabilecek olaylar silsilesini başlatıyor. Tarık ileri çıkarken arkasında bıraktığı boşluğa sızacak kimse yok. Bu şekilde verimli oynamak isteyen bir takımın müthiş bir direnci olmak zorunda.

Dakika 28: Sinan bu kez kurtardı. Galatasaray'ın sağ tarafı yok, bitmiş, sıfır.

Dakika 29: Aaron Ramsey ananın amına koyim Aaron Ramsey. O ne ananın amına koyim Aaron Ramsey.

Dakika 33: Sanırım Tarık da oyundan çıkmak istiyor. Fiziksel anlamda en tok adamlarımızdan biri bu herif ama ne fiziğiyle rakibin dengesini bozabiliyor, ne isabetli pas atabiliyor, ne top sürebiliyor; ki şu maçta yapılabilecek en büyük hata ayakta top tutmakken.

Dakika 35: Bruma'nın kendisine pas atılmadıkça sahada hiç varlığını hissettirmemesi, kameranın görüş alanına bile bu anlar dışında girmemesi çok sinir bozucu.

Dakika 37: Herkesin özgüveni o kadar düştü ki, pası veren pas alamayacağı noktalara kaçıp rakibin arkasına saklanıyor. Topu alan da bir anda yanında biten 2-3 Arsenal savunmacısıyla baş başa kalıyor, top sürmeye mecbur kalıyor ve doğal olarak rakibe kaptırıyor. Galatasaray'ı bu kadar aciz ve şok halinde görmek acı verici.

Dakika 40: Tarık Çamdal ve Emre Çolak'tan oluşan bir baraj, topu yerden atmadığınız sürece neyi engelleyebilir?

Dakika 42: Wesley Sneijder sağlam, Bruma istekli, Felipe Melo diken üstünde, Tarık özgüvensiz ama çabalıyor; takımın geri kalanı mental olarak ölmüş durumda.

UEFA 60 YEARS LISTESİNE 2010'DAN SONRA HER YIL İÇİN İKİ HAYVANİ GOL KOYMUŞLAR. BİZ 2014'DÜNKİLERİN İKİSİNİ DE YEDİK BİR DEVREDE. ALLAH'TAN BU YILIN GOLLERİNDEN BİRİNİ PEŞİNEN KOYMUŞLAR.

Takım nasıl böyle bir onbirle çıkar hala aklım almıyor. Sağ taraf sadece Tarık'a nasıl emanet edilir? Cesare Prandelli'yi bu yüzden itin götüne sokup tıpa takmadı mı tüm ülke spor camiası? Maalesef, maalesef bu takımın sağına ikinci yarı Sabri Sarıoğlu lazım. Bu maç Burak Yılmaz'ın, ve geri gelmeyeceklerse Emre Çolak ve Bruma'nın maçı değil. Bir şeyler değişmeyecekse Arsenal'in 39 numaralı oyuncusunun sırtında yazan ismi, sonumuzu tanımlar hale gelir.

Dakika 46: Yasin Öztekin'ün oyuna girdiğini görünce kapattım. Yüreği kaldıranlara iyi seyirler.