Hamza * (1 + oğlu)

Galatasaraylının içini rahatlatacak hoca değildir. Lakin getirilebilecek en kötü hoca da değildir. Yönetimin istediği düşük maliyetli, kolay harcanabilir bir hocaydı. Şimdi eğri oturmadan insan gibi konuşalım; bir kere yönetim, ara yönetim ve gram cesaretleri yok. Yoksa koskoca Galatasaray başkanı geliyor, bir önceki başkana yardırıyor, "Galatasaray'ın amığa goymuşlar, kemer sıkmamız lazım" diyor; öte yandan "Mayıs ayındaki olağan seçimde aday değiliz" diye de ekliyor.


Futboldan kim sorumlu? Abdürrahim Albayrak. Tamam, severiz adamın içtenliğini ama bu adam parası var diye, parasını Galatasaray için harcamaktan çekinmiyor diye her Galatasaray yönetiminin gıdısını okşadığı bir adam. Adam deliriyor Galatasaray diye. Peki bilgi? Yetkinlik? İmaj? Ki imaj bunlar içerisinde en önemsiz olanı, hatta sıktiret onu. Abi adam göreve geldi, ilk gün ak dediğine, ikinci gün bok dedi yahu. Saatten saate dediği değişiyor adamın. Bu adam futboldan sorumlu ve sorumluluğunu yerine getirme anlayışı da, gol sevinçlerindeki abartıları nedeniyle (bkz: 25 Şubat 2013 Galatasaray-Orduspor maçı) kendisinden hazzetmeyen Fatih Terim'i aramak. O da tabii ki burnunun dibindeki adamı öneriyor. Üzerinde etkisinin olacağı, "Galatasaray için en hayırlısı bu, bunu yapmalısın" dediğinde sorgulamadan yapacak bir adam. Hamza Hamzaoğlu şu anda böyle bir adam, Akhisar Belediyespor'daki Hamza bitti artık. Fatih Terim'le milli takımda çalıştıktan sonra aynı kalamaz bu adam. Tabii ki sistem olarak ne Akhisar ne Mancini olacak. Ha, ne olacak derseniz bilemiyorum ama Hamza Hamzaoğlu olmayacak.



Peki sonuç ne olur? Galatasaray tepeden kopmuş değil. Oyuncuların durumunu da abartmaya gerek olduğunu düşünmüyorum; yerli oyuncuların topyekün performans düşüklüğünün nedeni Mancini ile başlayan takım içindeki yabancı liderliği olarak gördüm. Yerlileri figüran, yabancıları başrol oynayan bir takım yarattı Roberto Mancini. Belki alelacele geldiğinden, takımı tanımadığından sadece tanıdığı oyuncular üzerine düşündü ve diğerlerini pozisyon dolduran oyuncular olarak değerlendirdi. Yoksa Ceyhun Gülselam tercihinin mantıklı bir açıklaması yok bence. Zaten kendisi de kalıcı olmaya gelmedi. Velhasıl, oyuncular arasındaki asıl gruplaşma bu dönemde başladı. Normalde yabancılar, yerliler veya işte X ülkeliler ve diğerleri olabilecek gruplaşma, Galatasaray'da 5-6 gruplu bir beylikler dönemine dönüştü. Uzattım, biliyorum. Demek istediğim bu bölünme, kadronun çoğunluğuyla kendi dilinde konuşacak ve daha çok gaz vermeye dayalı bir hocayla büyük oranda düzelecek ve performans da bir tık üste çıkacaktır zaten (teknik direktör değişimiyle silkinip kendine gelme durumu). Yalnız şu anda kaç "kısa süreli sözleşme kabul edecek teknik direktör" bu otomatik olarak bir tık üste çıkacak performansı kalıcı hale getirebilir? Hamza Hamzaoğlu'nun getirebileceği şüpheli çünkü o yüzden.


Hikmet Karaman
. Yılmaz Vural. Uğur Tütüneker. Tolunay Kafkas. Hatta
Mustafa Denizli
. Belki birkaç isim daha yazılabilir ama Hamza Hamzaoğlu? Ben bunu hiç düşünmemiştim.

Hatta ve hatta geçen yıl Fatih Terim'le, bu yıl da Mancini'yle yollar ayrıldığında ilk isteğim Hikmet Karaman, ikincisi de Yılmaz Vural'dı. Yani bu adamlar hem para falan da almaz ve bir zahmet kariyer olarak Hamza'yı da ceplerine sokup sokup çıkarırlar. Neyse bakalım. Kısmet.