Trabzonspor'un Galatasaray sevgisi (!)

Herkesin içine dert olmuş . Türkiye'deki her takım arasında yaşanan sevgidir bu aslında; taraflardan biri Fenerbahçe olmadığı sürece. Birbirine maç verme, maça asılmama sevgisi falan da değildir bu. Bu sevgiden Fenerbahçe nasibini alamadığı için böyle görmektedir.

Yıllardır Fenerbahçe camiası bu dostlukların altında bir art niyet arar lakin bu takımlar arası dostlukların sebebi dostluk falan değil, spora bakış açısının Fenerbahçe kulübü, taraftarı ve camiasında çok farklı olmasıdır. Türkiye'de hangi takım başarı kazanırsa kazansın kendisini yüceltip, övünüp, "en büyük benim" derken; Fenerbahçe kazandığı başarılarda kendini yüceltmekten ziyade rakiplerini aşağılar, yukarıdan bakar. Türkiye'de Fenerbahçe'yi Fenerbahçeliden başka kimsenin sevmemesinin nedeni bu gereksiz, altyapısız kibirdir. Yapılanın spor olduğunun farkına varmayış, başarıyı olgunlukla karşılayamayıştır. Yoksa ortada Galatasaray'a duyulan "tamamen duygusal" bir sevgi mi olacak yani? Fatih Terim'in "derin" ilişkileri mi Trabzon'un Galatasaray'la ilişkilerini etkiliyor? Fatih Terim Trabzonspor'un stadında, Galatasaray'ın başındayken dayak yemiş adam (2004 olması gerek). Bu kadar balık hafızalı, alzheimerlı olmamak lazım.

Buraya edit: Bunun baş sorumlusu da, ekmeği amip gibi bölünüp taraftarlık yapmakta bulan basındır. Taraftarlığın cepheleşmesinde, takım milliyetçiliğine dönüşmesinde çok iyi tiraj-reyting olduğunu görünce çakal gibi atladılar olaya; saçma sapan, gazetecide gördükçe "Ulan böyle bir spor gazetesi mi varmış? Kimler alıp okuyor, nasıl para kazanıyor bunlar amk?" dediğimiz spor gazeteleri, "Nereden çıktı, ne atıp tutuyor bu yrraam, kim bu?" dediğimiz yorumcular işte bu sersem s.klerin mahsülüdür.

Fenerbahçe başarısız olduğu zaman da rakiplerini suçlar her zaman; ya hakemler yardım etmiştir, ya devlet onlara stat yapmıştır, ya da şansları yaver gitmiştir. Elbette tüm takımlar bunları yapar ama nasıl "Şikeyi Türkiye'ye getiren Galatasaray'dır" ise bu geleneği Türk sporuna kazandıran Fenerbahçe olduğu için daha iyisini yapabilen yoktur hâlâ görüldüğü gibi. Rakipler başarı kazandığı zaman bir şekilde ultra transferlere para harcanıp gazetelerde daha çok yer alınır, gündem değiştirilir, "Seneye .mınıza koyacağız" denir. Evet, futbol kulübü olarak söylemek fazla olur elbette ama Fenerbahçe Türkiye'nin en başarılı "spor" kulübüdür. Ancak oluşturduğu spor algısı sağlıklı değildir; rekabet değil düşmanlık yaratmaktadır. Bu mantalite değişmediği sürece Fenerbahçe'yi Fenerbahçeli'den başka kimse sevmeyecektir ki bu çok da önemli değildir, lakin bu ülkede spor, spor olarak kalmayacaktır.

Şimdi Fenerbahçe'ye verdik veriştirdik, oldu mu? Bütün suç bunların mı? Saflık olur. Fenerbahçe bu cepheleşmeyle, kendisini diğerlerinden ayırmayla büyüdü bunca sene. Taraftarlarına "Siz başkaları gibi değilsiniz, çünkü siz Fenerbahçelisiniz"i hissettirerek o taraftarı bağladı, parasını harcattı, stadını doldurdu, geliriyle de başarı verdi. Buna karşılık bu propagandaya alternatif oluşturamadı başka hiçbir takım. "Önümüzdeki üç yıl şampiyonuz" diyemedi, lafımızın altında kalırız diye; ama Fenerbahçe taraftarı takımına öyle bağlı hale gelmişti ki, bu sözün tutulamaması hiçbir sevgi, güven kaybına yol açmadı. Eğer bugün Fenerbahçe bu kadar uç bir noktadaysa; agresif söylemiyle, özgüveniyle ama en çok da atarıyla bu noktada. Başka hiçbir takımın götü yemedi bu popülizmi, takımım Galatasaray dahil.

Şu anda Trabzonspor Fenerbahçe'nin iticilik tahtına aday oldu ama Trabzonspor bunu Fenerbahçe gibi başarıya çevirmek yerine olayı bir savaşa dönüştürme peşinde. Bu hâliyle benim en sevilmeyen takım tahtımda Trabzonspor oturuyor artık. Ve eğer bir gün Fenerbahçe ile Trabzonspor lig için çekişse, Fenerbahçe'nin tarafını tutarım. Sanki sizin de çok sk.nizdeydi.


(ekşisözlük)