kendine güveni yerlerde sürünen, futbol hayatını yedek kulübesinde geçirmeye mahkum kaleci. sebepleri var.
bir yedek kaleci ne zaman ilk onbir oyuncusu olur? kaleciyi aldın genç
yaşta, adam senelerce mondragon'un arkasında bekledi, kaleyi alacak bir sonraki
sezon derken hop; gittin anadolu takımından eski yedek kalecini aldın ilk
onbire koydun. naaptı o anadolu kalecisi? s.çım s.çım s.çtı. sonra teslim ettin
kaleyi aykuta. adam hayatının kaleciliğini yaptı. ne dedik? "ohhh, sonunda
yerli kaleciyle oynayacak galatasaray!" yeni sezon geldi. daha bir resmi
maç yapmadan "galatasaray'a yabancı kaleci lazım" dediler. aramaya
başladılar. avrupa kupası maçından 2 hafta önce de sanctis geldi. ve kaleye
aykutu koydular maçta. maçtan bir gün önce
hoca "de sanctis hazır değil,
sonraki turda kaleye geçecek". aykut'un ağzına s.çtınız yani. adam maça çıkarken
biliyor ki, ağzıyla top tutsa kaleye de sanctis geçecek. eli ayağına dolaştı,
mal gibi oynadı. "bak işte, yabancı kaleci lazım bununla olmaz biz
demiştik" dediler. onu diyen ağzınıza s.çayım.
de sanctis 1 sezon boyunca eşşek yüküyle gol yedi. kimse ağzını açmadı;
aykut ise italyanın milli yedeğinin arkasında da beklemiş oldu böylece. yeni
sezon geldi; leo franco. hücum etmekten kalesinde pozisyon vermeyen takımın
kalecisi; yıllar önce de olsa arif erdemden aşırtma gol yiyip utanmadan futbol
hayatına devam eden kaleci. aykut yine yedek. sezonun 5te 1i de olsa oynadı,
geri kalan zamanda arjantin milli kalecisinin de arkasında kaldı, yine
birşeyler öğrendi.
kumuyebo

